Cinsiyet terimi biyolojik ve fizyolojik özellikleri kapsar. Toplumsal cinsiyet ise biyolojiye bağlı değildir, toplumda var olan kültürel, inançsal, ideolojik sistemlerin güçlendirdiği geniş bir toplumsal iş bölümünün görüntüsü olarak ortaya çıkar.


Toplumsal cinsiyet eşitliği ile bireylerin toplumda fırsatları kullanma, kaynaklara ve hizmetlere ulaşmada cinsiyeti nedeni ile ayrımcılığa maruz kalmaması amaçlanmaktadır.


Toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığı net olarak gördüğümüz alanlardan biri de çalışma hayatıdır. Özel alan, temizlik, tertip, yemek yapmak, çocukların bakımı, eşin bakımı; iş gücü olarak ertesi güne yeniden hazırlanması ve annelik gibi eve ait olan tüm işleri yapması için kadına ayrılmışken, kamusal alanda erkeklerin çok daha aktif bir konumda olduğunu görürüz. Bu sebeple kadınlar, iş hayatında belli işlere alınmama, aynı işi yapan bir erkeğe göre daha düşük maaş alma, organizasyon temelli işlere uygun görülme, uygulama gerektiren işlere yaklaştırılmama ve sonuçta erkeklere kıyasla görevde daha zor yükselme gibi durumlarla karşı karşıya kalmaktadır.


Sonuç olarak, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı kalıpları kırmak, tüm bireylerin eşit koşullarda yaşayabileceği bir ortam yaratmak çok büyük önem taşır. Bu kapsamda, Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar (Girls Can STEM), ABD Ankara Büyükelçiliği’nin öncülüğünde Uçan Süpürge Kadın Araştırma ve İletişim Derneği’nin uzun yıllardır kadının insan haklarını elde etmesi ve güçlenmesi konularında edindiği tecrübelerle şekillenmiştir ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın katkılarıyla yürütülmektedir. Kız çocukları bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarına kazandırmak için atılan bu adım aynı zamanda kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliğinin en kıymetli örneklerinden biridir.  

Toplumsal Cinsiyet Nedir?