Tıp alanındaki cinsiyet esitsizligine hiç baktınız mı?

Bölüm 2

.

-

Haber: Berna Köse

21. yüzyılda, aradan geçen on yılı incelediğimizde tıp alanında cinsiyet eşitliğinden bahsetmek pek mümkün değil. 2016'da yayınlanan ve bu alandaki cinsiyet eşitsizliğini vurgulayan çalışmalardan bazılarını Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar olarak derledik. Yazı serisinin ikinci bölümü tıp içindeki örnekler ve ekonomi politikası üzerine yoğunlaşıyor.

Daha az kadın araştırma makalelerinin ilk yazarı oluyor

 

Mart ayında Dallas’taki Baylor Scott & White Sağlık’ın Baş Kalite Sorumlusu Ofisinde epidemiyoloji direktörü olan Dr. Giovanni Filardo ve meslektaşları tarafından BMJ'de yayınlanan bir çalışma, en ünlü tıp dergilerinde yayınlanan makalelerde ilk yazarı kadın olan makalelere daha az yer verildiğini ortaya koydu.

 

Yazarlar, 1994 ve 2014 yılları arasında yayınlanmış, bir dizi tıbbi disiplin boyunca hem deneysel hem de deneysel olmayan çalışmaları içeren yaklaşık 4000 makaleye göz attılar. Araştırma, kadın ilk yazarlığın 1994'te %28'den 2014'te %38'e yükseldiğini gösterdi. Ancak Filardo, "2009 yılından beri, kadın ilk yazarlığın bazı dergilerde durağanlaştığını ya da düşmüş gibi gözüktüğünü" belirtti.

 

Aynı ekip, ayrıca dergiler arasında kadın yazarlık arasında önemli farklılıklar olduğunu gösterdi. Araştırılan altı yüksek etkili dergi arasında New England Tıp Dergisi, 2009-2014 yılları arasında en düşük (%20) kadın ilk yazarlık seviyesine sahipken, Dahiliye Almanağı en yüksek (%45) idi.

 

Dr. Filardo şöyle ifade ediyor: "Bu sonuçlar, yüksek etkili orijinal araştırmaların liderleri arasında kadınların az temsil edilmesinin devam eden bir endişe olduğunu gösteriyor."

Tıp fakültesi mezunlarının yarısı kadın: Peki neden böyle büyük bir boşluk var?

 

2016 yılında öğrenilenler, cinsiyet ayrımcılığının kadınları nasıl etkilemeye devam ettiğini gösteren önemli bir veri olmasıdır. Kariyer ilerlemesi, iş yerinde ayrımcılık, araştırma çıktısı, ücret ve iş-yaşam dengesi bu yıl incelenen alanlardan bazılarıdır.

 

BMJ, 2014 yılında Birleşik Krallık’ta klinik mükemmeliyet ödülleri için başvuranların sadece beşte birinin kadın olduğunu bildirdi.

 

Gelecek Bilim Grubu, nisan ayında Uluslararası Kadınlar Günü onuruna kıdemli bilim insanları ile STEM'de (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) cinsiyet farkının olası nedenlerini araştırmak için bir anket ve bir dizi röportaj gerçekleştirdi. Genel olarak, ankete katılanlar, kültürel faktörlerin toplumsal cinsiyet uçurumu üzerinde en büyük etkiye sahip olduğunu ve bilimsel pozisyonlarda kadın rol modellerinin bulunmadığını düşünmüşlerdir. Katılımcıların yarıdan fazlası, hem kadın hem de erkeklerin kadınlara karşı bilinçsiz cinsiyet önyargısına sahip olunduğu görüşündedir.

 

Kadınların rol modellerinden yoksun olmaları ya da erkek meslektaşlarıyla aynı ücret derecesini talep etme konusunda özgüvenleri olup olmadığı bir yana, cinsiyet ayrımcılığının nedenleri açıkça karmaşık ve çok yönlüdür. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin bu nedenle her düzeyde - kişisel, kültürel, kurumsal ve politik - ele alınması gerekmektedir. Açık olan şu ki, bu mesele, toplumsal cinsiyet eşitliğini gerçeğe dönüştürmek amacıyla aktif olarak kampanya yürüten pek çok savunucu ile kamuoyunda kalmaya devam edecektir.

Yazının ilk bölümünü okumak için tıkla.