Tıp alanındaki cinsiyet esitsizligine hiç baktınız mı?

Bölüm 1

.

-

Haber: Berna Köse

21. yüzyılda, aradan geçen on yılı incelediğimizde tıp alanında cinsiyet eşitliğinden bahsetmek pek mümkün değil. 2016'da yayınlanan ve bu alandaki cinsiyet eşitsizliğini vurgulayan çalışmalardan bazılarını Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar olarak derledik. Yazı serisinin ilk bölümünde tıp içindeki çeşitli alanlara ve aynı işe eşit olmayan ücret anlayışına değindik.

 

Kadın mezunlar tıp fakültesi mezunları arasında yüksek bir orana sahip. Bununla birlikte kadınlar kariyer ilerlemeleri, ücret ve araştırma çıktıları gibi alanlarda hala erkek meslektaşlarıyla eşit koşullarda değil.

 

Bu yıl yapılan çeşitli araştırmaların öncelikli konuları iş-yaşam dengesi ve hekimlere yönelik ödemelerdeki cinsiyet eşitliği/eşitsizliği odaklıydı. Bunlardan ilki kariyer kararları, aile hayatı ve iş tatmini arasındaki farklılıkları vurgulayan kadın bir kardiyoloğun anketi. Bu yılın mart ayında Portland, Northwest Kalp ve Damar Enstitüsü’nden kardiyolog Dr. Sandra Lewis ve meslektaşları, Amerikan Kardiyoloji Üniversitesi’nin 65 yıldır süren Yıllık Bilimsel Oturumu’nda bir Profesyonel Yaşam Anketi (PYA) sonucunu bildirdi. PYA, 1996 ve 2006 yıllarında yürütülen önceki iki anketi takip ediyor. Toplamda 794 kadın ve 1227 erkeğin tamamladığı anket, bu veriyle dahi kendi içinde birçok alanda belirgin farklılıkları aslında vurgulamış oluyor.

 

Kadın kardiyologlar için kariyer gelişimindeki engeller

 

Sonuçlar kadınların, erkeklerden daha az evlendiğini gösterdi. Kadın kardiyologların %15’i evli olmadığını bildirirken, bu rakam erkek kardiyologlar için sadece %5 oldu. 1996 ve 2006 yılları arasında yapılan anketlere oranla şimdilerde daha fazla sayıda kadının çocuğu var; ancak erkeklere oranla daha az kadın ebeveyn oluyor. Kadın kardiyologların %72'si bir çocuğun ebeveyniyken, bu oran erkek kardiyologlarda %86'ya denk düşüyor.

 

Çocukların bakımına bakıldığında, erkeklerin %57'sinin çocuk bakım hizmeti veren partnerleri varken bu oran kadınlarda %13’lere düşüyor. Bu aynı zamanda kadınların %48'inin, erkeklerin %24'ü ile karşılaştırıldığında görüşme ve gece vardiyaları için ek çocuk bakımına ihtiyaç duyduğu anlamına geliyor. Bununla birlikte daha az erkek ve kadın, işyerlerinin resmi bir aile izni politikasının olmadığını bildiriyor. Bu rakam 1996 ve 2006’daki sonuçlara göre özellikle kadınlar için önemli azalma göstermiş durumda: Kadınların %10'u ve erkeklerin %12'si gibi.

 

Raporun yapıldığı sırada Dr. Lewis şunları söylüyor: "Kardiyolojiyi genç kadınlar için arkadaşça bir yer haline getirme konusunda daha iyi bir iş planlaması yapabiliriz. Bu kesinlikle kadınların çok çalışmak istememesi ya da talep edilen programla uğraşmak istememesi ile ilgili değil. Eğer gebelik uzmanlığı ve jinekolojiye bakarsanız örneğin, özellikle programın karşılaştırılabilir olduğu durumlarda, bu uzmanlık alanı yine de kadınlarca daha baskındır."

 

Ankette hem erkekler, hem de kadınlar yüksek düzeyde kariyer memnuniyeti bildiriyor ve kadınların yaklaşık dörtte üçü kardiyolojiyi bir kariyer olarak önereceklerini söylüyor. Yine de, kadınlar ABD'de yetişkinlerle çalışan kardiyologların beşte birinden daha azını oluşturuyor.

 

Kadınlar, kariyer gelişmelerinin akranlarından daha düşük olduğunu bildirmeye devam ediyor. Araştırmaya katılan kadınların %26'sı, erkeklerin ise sadece %8'i bunu belirtiyor. Kadınların yarısından fazlası geçmişte herhangi bir türden ayrımcılık yaşadığını açıkça ifade ediyor. Bu rakam 1996'dan 2009’a gelindiğinde %71'den %69'a düşerken 2016’ya gelindiğinde %63'e düşüyor.Dr. Lewis şöyle ifade ediyor: "Yetişkin kardiyolojisi alanında kadın sayısında fazla bir büyüme görmediğimiz için çok endişeliyim. Yirmi yıl önce, kardiyolojideki kadın sayısını artırma ihtiyacını kabul ettik ve 10 yıl önce bir artış gördük ancak bir duvara çarptık. Kardiyolojiye giren kadınların önündeki engelleri anlamalı ve bu engelleri yıkmaya çalışmalıyız."

Kadın doktorlar erkek meslektaşlarından daha az kazanıyor

 

Eylül ayında, Harvard Tıp Fakültesi ve Massachusetts Genel Hastanesi tarafından JAMA Dahiliye'de yayınlanan bir çalışma Amerikan hekimlerinin maaşları arasında büyük bir fark olduğunu bildirdi.

 

24 devlete bağlı tıp fakültesinde çalışan 10.241 hekimin verileri, Bilgi Özgürlüğü talebi kullanılarak elde edildi. Tüm veri setindeki ortalama ücret farkı 51.000 ABD dolarının biraz üzerinde. Geniş veri seti daha sonra yaş, deneyim, uzmanlık, fakülte sıralaması, araştırma verimliliği ve klinik kâra göre ayarlandı. Genel olarak erkekler ve kadınlar arasında yaklaşık 20.000 dolarlık net bir ücret farkı kaldığı görüldü.

 

Kardiyologlar arasındaki ortalama ücret farkı yaklaşık 34.000 dolar iken onkologlar arasında 36.000 dolar, ortopedi cerrahları arasında ise yaklaşık 41.000 dolar olarak sonuçlanıyor. Kadınların erkeklerden daha fazla kazandığı görülen tek uzmanlık alanı radyoloji oluyor; maaşlar kadınlar için yaklaşık 2,000 dolar daha yüksek. Veriler ayrıca ücret farkının her kıdem seviyesinde bulunduğunu gösterdi. Söz konusu örneklerden biri, erkek yardımcı doçentlerinkine çok benzeyen kadın doçentlerin ücreti. Ancak buradaki fark erkeklerin genel olarak yaşça daha küçük olmasından kaynaklanıyor.

 

Aynı dergide Chicago Tıp Üniversitesi'nden Dr. Vineet Arora şunları yazıyor: "Bu alanlarda hangi politikalar, prosedürler, liderlik veya kültür, cinsiyete dayalı ücret farkını önlemeye yardımcı olur? Bu faktörleri belirlemek, cinsiyete göre en fazla ayrım görülen alanlarda kabul edilebilecek ve test edilebilecek potansiyel bir çare yaratmaya olanak sağlayacaktır.”

 

Temmuz ayında BMJ, Birleşik Krallık'taki doktorlar arasındaki cinsiyete dayalı ücret farkını bildirdi. Genel olarak erkek doktorların maaşları, tüm tıp birimlerindeki kadın doktorlarınkinden %40 daha yüksekti.

Yazı serisinin ikinci bölümü için tıkla.