Dünya üzerinde varlığımızı sürdürebilmemiz diğer canlıların da varlığını sürdürebilmesine bağlı. Ayrıca onlar da birer canlı olduğu için bizler kadar yaşama hakkına sahipler. Bu yüzden yaşarken, diğer canlıların yaşam alanına da özen göstermemiz önem taşıyor. Özellikle de kendi etkinliklerimiz sonucu oluşan çevre felaketlerinin ve küresel ısınma gibi büyük ölçekli değişimlerin tehlikelerine karşı ayakta durmalarına yardımcı olmamız gerekiyor. İşte doğa koruma etkinlikleri bunu amaçlıyor.

Ancak doğa koruma çalışmalarında her canlı türü aynı derecede şanslı olmayabiliyor. Daha ilgi çekici, daha renkli ya da daha sevimli hayvanlar ön plana çıkabiliyor. Koruma programları da bu canlılara odaklanabiliyor. Duke Üniversitesi’nde doğa koruma alanında çalışan araştırmacı bir ekip bu konuyla ilgili bir şeyi merak etti: "Acaba belirli bir türe odaklanmış koruma programları, başka canlı türlerinin de korunmasına yardımcı oluyor mu?" Araştırmacılar bu sorunun cevabını bulmak amacıyla Çin’deki panda örneğini incelemeye karar verdi. Ülkenin sembollerinden biri haline gelen bu sevimli ayılar düzenli olarak izleniyor ve panda koruma alanlarında güven içinde yaşıyor. Araştırmacılar panda koruma programlarının başka canlılar için de faydalı olup, olmadığını anlamak için Çin’deki memeli, kuş ve sürüngen türlerini içeren bir liste oluşturdu. Daha sonra 2300 türden oluşan bu listedeki canlıların hangilerinin Çin’e endemik olduğunu belirledi. Endemik sadece belirli bir yerde yaşayan canlılar için kullanılan bir sıfat. Endemik canlıların oluşturduğu ikinci listede 132 memeli, 117 kuş ve 250 sürüngen türü bulunuyor.

Araştırmacıların bulgularına göre endemik türlerin yaklaşık yarısı ormanlarda yaşıyor. Orman memeli ve kuş türlerinin yüzde 70’i, orman sürüngenlerinin ise yüzde 31’i habitatlarını, yani yaşam alanlarını pandalarla paylaşıyor. Pandaları korumak amacıyla oluşturulan ulusal doğa koruma alanlarıysa bu farklı canlı türlerinin hemen hemen tamamı için de bir korunma alanı oluşturuyor. 

Hengduan Dağları gibi, endemik türlerin bir araya toplandığı alanları belirleyen araştırmacılar çoğu panda habitatının bu eşsiz biyo-çeşitlilik merkezlerini içine aldığını gördü. Dolayısıyla panda, kendisiyle ilgili koruma çabaları başka hayvan türlerine de yardımcı olan bir “şemsiye tür” olarak kabul ediliyor. Araştırmacılar her bir panda habitatına koruma amaçlı yapılan yatırımın pek çok başka endemik türe de fayda sağlayabileceğini belirtiyor.

Ancak bu durumda bile bazı türler ihmal edilmiş oluyor. Örneğin, panda habitatlarına dâhil olmayan Siçuan’da pek çok endemik hayvan türü yaşıyor. Öte yandan panda koruma alanları endemik türlerin habitatlarıyla kesişse de, bu türlerin korunmasına yetecek büyüklükte olmayabilir. Dolayısıyla pandaların oluşturduğu koruma şemsiyesi her zaman işe yarar konumda değil.

Bir Fikir!

STEM alanında çalışarak, bu alanın daha dinamik ve işlevsel olarak kullanımını ön görmen mümkün. Şöyle düşün: Bir takım alanlar neden işlevsiz, bu alanlar kullanılırken hedeflenen ana amaç nedir, ana amaca giderken alan içinde nasıl bir doğrulama yapılıyor, yani bu alan bütün yönleriyle, her canlı için işlevsel mi, koruyucu mu? Bu soruların cevabını ararken Mühendislik(Engineering)-E ile elde ettiğin veriyi ilk aşamada kullanabilirsin. Alanı Matematik(Math)-M bilgin ile mühendislik verilerinde işe yarar hale getirebilir ve çalışma yapacağın sahanın dinamiklerine dair bir tablo edinebilirsin. Örneğin, bu alanın ölçüsü nedir? Bu sınırlar içinde mevcut bir proje gerçekleşebilir mi, gerçekleşirse bu, yukarda söylediğimiz gibi canlılar için koruyucu mu? Sonrasında bu alanı Technology(Teknoloji)-T bilgin ile somut çıktılara dönüştürebilirsin. Teknolojiden alacağın yardımla örneğin, orada korunacak bitki örtüsüne uygun şartları sağlayabilirsin. Son olarak Science(Bilim)-S alanına güncel, sürdürülebilir bir proje sunman mümkün.

Sen bu alanda STEM bilgin ile ne yapardın?

Pandalar baska türler için “Koruyucu Semsiye” olusturuyor

   .

.

.