Sıcak Bir Banyo:

Günes

.

Güneşten faydalanmak ve onun zararlı hallerini bilip ona göre bir takım tedbirler almak hem fiziksel, hem de psikolojik sağlığımız için çok önemli. Şimdi gelelim güneşten faydalanma yöntemlerine.

Geçmişten beri halklar açısından güneş çok önemli bir yerde. Kimi halkın tanrısı ve tanrıçasıdır kimi halkın yaşama karşı duruşu. Çünkü güneş yaşamı var eden en önemli ışık kaynağıdır. Yaşamı var eden bu ışık, evren ve tabii ki bizler için oldukça önemli. Önemli, çünkü güneş enerjisi geçmişten beri psikolojik ve fizyolojik pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor. Hatta eskiden yaşayan insanların güneş girmeyen eve doktor girer sözü tam da bu ihtiyacı özetliyor.

Güneş görmeyen hayvanlarda da hastalıklar başlarken fotoototrof (ışık yardımıyla kendi besinini kendi üretenler) canlılar yani bitki ve fotosentez yapan bakteriler oksijen ve kendi besinlerini üretemedikleri için yaşam da olmaz. İnsanlar da güneş görmedikleri veya yeterli güneş göremedikleri vakit osteoporoz, ostemalazi, çocuklarda raşitizm gibi hastalıklar ortaya çıkar ve bu hastalıkların tedavisi asla sütle, yoğurtla ve ilaçla yapılmaz. Korunma yöntemi de, tedavisi de ancak yeterli ve doğru güneş ışığıyla mümkündür. Ayrıca güneşin insan psikolojisine olumlu etkisini günümüzde sadece tıp değil, modern psikoloji de savunmakta.

Bu durumda D vitamininin aslında vitamin olmadığını, hormon benzeri bir yapı olduğunu ve vücudumuzun bunu güneşten aldığı ultraviyole ışını (UV-B ışını) yardımıyla cildimizde aktive edilen kolesterolden oluşturduğunu vurgulamakta yarar var. D vitamini vücudumuzda kandaki kalsiyum aktivasyonunu sağlar ve kemik oluşumuna yardımcı olur.

Yapılan birçok bilimsel araştırma sonucuna göre güneşten yeterli yararlanmayan insanlarda D vitamini eksikliği ve haliyle immün (bağışıklık) sistemde güçsüzlük, kanser ve kronik hastalıklara davetiye çıkmakta. D vitaminini hayvansal gıdalardan almanın çok doğru olmadığına değinmek gerek. Gıdalar D vitamini aktivasyonu açısından aslında bir araçtır. Yani güneşten aldığımız vitaminler bu gıdalar ile bir yap-boz gibi bütünlüklü hale gelir. Birleşmiş Milletler’de yapılan bu alandaki araştırmalar, benzer sonuçları vermektedir.

Peki, güneşi bulduğumuz yerde, hazır güneş bulduk diyerek sınırsız güneş banyosu mu yapacağız? Tabii ki, hayır! Bu oldukça zararlı. En sağlıklı güneş saati, güneşin dik açıyla vurduğu saatlerdir. Bu saatlerde güneşten yararlanmak oldukça değerlidir. Fakat güneşten yararlanırken süreyi iyi saptamalı ve bu sürenin en fazla 40 dakikayı aşmamasına dikkat etmeliyiz. Çünkü, güneşin yararlı tarafları olduğu gibi pek çok zararlı tarafı da vardır. Örneğin, atmosferde yeterince kırılmadan yeryüzüne düşen kimi ışınlar tehlikelidir. Bu ışınlara fazla maruz kalmak başta cilt hastalıkları olmak üzere pek çok sorunu beraberinde getirebilir. Melanosit hücreleri denilen bir grup hücre 40 yaşından sonra çok fazla aktif olmadığı için bu yaş grubuna girenler fazla güneş banyosundan mutlaka kaçınmalı. Bu hücreler, duruma göre yeterince melanin üretemeyebilirler ve bu durum cilt problemi ve kırışıklık sorununu açığa çıkabilir.

Güneşe Çıkarken Bir Öneri

Güneş kremi kullanarak güneşten doğru gelen zararlı ışınları bir miktar ötelemek mümkün. Bunun için güneş kremi iyi bir tercih olabilir. Ancak bu güneş kremlerini kullanırken, kremlerin faktörü yüksek "bu daha çok korur" yanılgısına düşmemekte fayda var. Aldığımız güneş kremlerinin faktörü arttıkça içeriğindeki kimyasal madde miktarı da o kadar artmakta. Kullandığımız güneş kremini kendi kendimize üretmemiz mümkün! Aşağıdaki tarifle 40 faktör koruyuculu bir kreme denk düşen ev yapımı güneş koruyucuyu sende deneyebilirsin.

Güneşten Koruyucu Güneş Kremi

Malzemeler

-250 ml hindistan cevizi yağı

-15 ml buğday yağı

-5 ml uçucu karanfil yağı

-15 ml sarı kantaron yağı

-Ve bu ölçümleri yapabilmek için enjektör

Tüm malzemeleri cam kavanoza aldıktan sonra tahta çubuk yardımı ile iyice homojen bir kıvam alıncaya kadar çırpıyoruz. Daha sonra hava almayacak bir şekilde ağzını kapatıp soğuk ve serin bir ortamda 8 ay kadar muhafaza edebiliriz. Peki STEM bunun neresinde? Güneş enerjisi diye nitelendirilen şey aslında güneşten kopan her bir dalganın kendisidir. Bu dalgalar bağımsız bir şekilde çevrelerindeki yani galaksi sistemindeki yıldızlar, gezegenler ve diğer nesnelere ulaşır. Biz bu her bir dalgaya güneş ışınımı diyoruz. Güneş ışınımının şiddeti dünyamıza ulaşmadan önce yaklaşık olarak 1370 W/m² (Watt/metrekare)dir.  Atmosfere bu ışınlar girdiği andan itibaren bir kırılma yaşar ve değer yaklaşık olarak 0-1100 W/m² olarak izlenir. Aslında bu değerin çok küçük bir birimi bile insanlar için yeterli enerjiyi vermekte. Ancak son zamanlarda atıkların artması, çevrenin durdurulamaz şekilde kirletilmesi ve kimyasal gazlar, doğaya ve pek tabi atmosfer örtüsüne zarar vermekte. Bu kirlenmenin genel bir sonucu olarak karşımıza çıkan küresel ısınma atmosfer tabakasının delinmesi ve bu katmanların zamanla niteliklerini yitirmesi olarak karşımıza çıkıyor. Zamanla güneşten gelen ışınların zararlı kısmı da bize ulaşmakta. Ya Dünya çok fazla iklimsel olarak değişmekte ya da zararlı ışınlar kısa vadede canlılar için ciddi sağlık problemlerine sebep olmakta. İlk olarak Matematik (M) bilgin ile kırılmanın zaman içinde değişimini gözlemleyebilirsin. Sayılar bize neyi gösteriyor? Sonrasında bu veriyi farklı Bilim (S) dallarından hangisi/hangileri ile ilişkilendirebilirsin? Yeryüzüne ulaşan zararlı ışınlara müdahale için hızlı bir Mühendislik (E) zemini kurman mümkün mü? Teknoloji (T) ile devamlı olarak bu verileri inceleyebilir ve doğrudan çözüm odaklı bir haritalama yapabilirsin. Bu sadece bir fikir, daha başka fikirler ve kremleri geliştirmek senin elinde!