-İLK DENEYLERİMİ AGABEYİM ÜZERİNDE YAPTIM

-

Biyomühendis Dr. Gözde Durmuş, ABD'de Stanford Üniversitesi Gen Teknolojileri Merkezi’nde hücreler üzerine çalışıyor. Durmuş’un da adını yazdırdığı MIT Technology Review Dergisi’nin “35 Yaş Altı 35 Yenilikçi” listesi, 1999 yılından beri yapılıyor. Aynı listede daha önce Google’ın kurucuları Sergey Brin ve Larry Page ile Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg de yer almıştı. Dr. Durmuş, başarı öyküsünü şöyle anlatıyor...


Amerika’ya gidiş hikâyenizden başlayalım mı?


İzmirliyim. Annem fen bilgisi öğretmeni, babam makine mühendisi, ağabeyim de endüstri mühendisi. Bilimle uğraşma fikrini küçükken ailem, özellikle annem teşvik etti. Kendisi bilmiyor ama ilk deneylerimi de ağabeyimi iyileştirmek için yapmıştım. Grip olduğunda içtiği suya biraz limon kolonyası ekleyip mikropları öldürebileceğimi düşünmüştüm. Bilime ve genetiğe olan merakım ortaokuldayken İnsan Genomu Projesi’nin tamamlanmasıyla daha da pekişti. 2003 yılında ODTÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nde eğitimime başladım. Üçüncü sınıf yaz tatilinde Harvard Üniversitesi’nde doku mühendisliği üzerine araştırmalar yapmak için staja gittim. Fulbright bursunu kazanarak yüksek öğrenimim için Amerika’ya geldim. Brown Üniversitesi’nde biyomedikal mühendisliği bölümünde doktoramı bitirdim. 2014’te ise Stanford Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı olarak göreve başladım. Şu anda çalıştığım araştırma merkezi, İnsan Genom Projesi’nin tamamlandığı laboratuvarlardan birisi. Genetik bölümünü seçmemde ilham olan bir bilim adamıyla çalışıyor olmak hem çok gurur verici, hem de çok güzel bir tesadüf oldu.


Neden yurtdışını tercih ettiniz?


Amerika’ya eğitimim için gelmek küçüklüğümden beri hayalimdi. Hayallerimin peşinden geldim. Bilimin bence lideri konumunda, vizyon da çok geniş. Türkiye’de imkânların olduğu üniversitelerde bilim yapılabiliyor, güzel işler çıkıyor, imkân ve yeterli tesislerin olmadığı yerlerde ise işler çok yavaş ilerliyor.


MIT’in listesinde adınızı görmek neler hissettirdi?


Çok büyük bir onur. Daha önce bu ödüle seçilmiş insanların ortak noktası, ilerleyen yıllarda kariyerlerinde büyük başarılara imza atmış olmaları. Bu isimlerle aynı listeye seçilmek ve çalışmalarımın çığır açan ve dünyayı değiştirebilecek teknolojiler arasında seçilmesi gurur verici. Benim için de büyük bir motivasyon kaynağı.


Sizi “yenilikçi” sınıfına sokan çalışmanız nedir?


Sağlık probleminin teşhisi ve tedavisinde kullanılan teknikler ne yazık ki yetersiz. Hastanelerin çoğunda antibiyotik tarama testi için hâlâ 1960’lı yıllarda geliştirilen tahlil yöntemleri kullanılıyor. Hedefim büyük sağlık sorunları için basit çözümler getirebilmek. Stanford Üniversitesi’nde hücrelerdeki biyolojik değişikleri çok hızlı, basit ve düşük maliyetli bir şekilde tespit edebilen bir teknoloji geliştirdik. Bu aletle her hücrenin kendine has bir manyetik özelliği olduğunu gösterdik. Plastik ve mıknatısları adeta “Lego” gibi bir araya getirerek bu aleti kolayca üretebiliyoruz. Fiyatı çok ucuz, 1 dolar. Dünyanın en iyi bilim dergilerinden Science ve New Scientist bu çalışmayı internet sitelerinden duyurdu.


Peki, bu proje hangi alanlarda kullanılacak?


En heyecan verici kullanım alanlarından biri antibiyotik duyarlılık testinin süresini birkaç günden bir saate düşürebilmesi. Diğer büyük uygulama alanı ise kanser. Bu aleti kullanarak basit bir kan testiyle milyarlarca kan hücresi arasından çok nadir görülen kanserli hücreleri 20 dakikadan az bir sürede tespit edebildiğimizi gösterdik. Kandan ayırdığımız bu hücrelerin farklı ilaçlara karşı nasıl davrandıklarını da bu “sıvı biyopsi” teknolojisi sayesinde hızlıca tespit etmemiz mümkün. Kanserle ilgili çalışmalarımız Stanford Tıp Fakültesi hastaneleriyle ortaklaşa klinik çalışmalarla deneniyor. Kanser hastalarından alınan örneklerden kanda dolaşan kanserli hücre sayısını tespit ediyoruz.


Gençlere tavsiyeleriniz neler?


Kısa ve uzun vade için hedefler koymak çok önemli. Önerim çalışmak istedikleri alanları iyi belirlemeleri ve pes etmeden çalışmaları. Büyük buluşlar farklı konularda çalışmış kişilerin, zor sorulara farklı bir bakış açısı getirmesiyle mümkün oluyor. Kendilerini entelektüel olarak zorlayan ortamlara girmelerini önenirim. Einstein’ın da dediği gibi “Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.” Bütün büyük işler, buluşlar bir hayalle başlıyor.


Bundan sonraki hedefiniz nedir?


Kısa vadedeki amacım, kanser alanındaki klinik çalışmalarımızı tamamlayıp, teknolojimizi kanser hastalığının erken teshisi ve seyrini kolaylaştırmak için uygulamak. Yeni tıbbi buluşları hastaların evlerinde bile sürekli kendilerini monitör edebilecekleri hale getirmek ise en büyük hayalim.


Kaynak: habertürk.com