Bilim ve Teknolojide Kadın Tarihi
Benim STEM Hikayem: Vera Rubin

23 Temmuz 1928'de doğan Vera Rubin, galaksilerin dönüş hızlarıyla ilgili yaptığı ufuk açıcı çalışmalarıyla tanınıyor.

Lisans eğitimini ABD'nin New York eyaletinde bulunan Vassar Üniversitesi'nde tamamlayan Rubin, lisansüstü eğitimi için New Jersey eyaletinde bulunan Princeton Üniversitesi'ne başvurur. Ancak üniversitenin kataloglarına bile ulaşamaz. Çünkü Princeton Üniversitesi'nin lisansüstü astronomi programına kadınların girmesi o tarihte yasaktır. (bu yasak 1975’e kadar sürer.)

Bu nedenle bilim insanı lisansüstü eğitimi için New York eyaletinde bulunan Cornell Üniversitesi Fizik Bölümü'ne başvurur. Burada Philip Morrison, Richard Feynman ve Hans Bethe gibi önemli fizikçilerle çalışma fırsatı yakalar. 1951 yılında eğitimini tamamlar ve yüksek lisans tezinde galaksilerin hareketine dair Hubble Teleskobu gözlemlerinden yararlanarak, sapmaların ilk gözlemlerini yapar. Galaksilerin, o zamanlar büyük patlama kuramının iddia ettiği gibi bir merkezden dışarıya doğru değil de, henüz bilinmeyen merkezler çevresinde dairesel hareket ettiğini iddia eder. Öne sürdüğü bu iddialar o zaman çok kabul görmez. Doktorasını Georgetown Üniversitesi'nde yapan bilim insanı, 1954’te doktora tezini tamamlar. Bu tezde, galaksilerin rastgele uzaya dağılmadığını bunun yerine gruplar halinde olduklarını göstermeye çalışır. Bu galaksi topluluklarının var olduğu teorisi yayınlandıktan 20 yıl sonrasına kadar ne yazık ki kabul görmez.

Bir kadın astronot olarak verdiği kabul edilme ve var olma mücadelesinin motivasyonuyla Rubin, 2016'da aramızdan ayrılıncaya kadar genç kadınları evreni araştırmaları ve hayallerinin peşinden gitmeleri için cesaretlendiriyordu. Çalışma alanıyla ilgili olarak sürekli aldığı cesaret kırıcı yorumların üstesinden gelerek yoluna devam etmek onun için sürekli bir mücadeleydi ama yılmayan tavrıyla pek çok şeyi başarır. Astronomiye ilave olarak, Rubin kadınların bilim alanında daha aktif hale gelmesinde etkili bir güç olur. Her zaman Ulusal Bilimler Akademisi'nde, panellerde, akademik araştırmalarda yani özetle akademik hayatın her yönünde kadınların daha etkin olmaları gerektiğini savunur. Sürekli Ulusal Bilimler Akademisi'yle tartıştığı halde, her yıl akademiye seçilen kadın sayısıyla hayal kırıklığına uğradığını belirtmekte. Bunun hayatında en çok üzüldüğü konulardan birisi olduğu söyler ve "30 yıl önce her şeyin mümkün olduğunu düşünürdüm" der. Muhtemel vasiyeti olarak Rubin her zaman: "Ün geçicidir, benim rakamlarım bana adımdan çok daha fazlasını ifade eder. Eğer bundan yıllar sonra astronotlar hala benim verilerimi kullanıyor olurlarsa, bu bana yapılabilecek en büyük iltifat olacaktır." der.

Bilim insanından ilham alıyor ve çalışmalarında ona yol gösterici olan sonsuz gayretini #STEM alanında çalışacak kız çocuklar olarak benimsiyoruz. Vera Rubin bizim için eşsiz rol modellerden biri!