Bilim ve Teknolojide Kadın Tarihi:
Benim STEM Hikayem: Safiye Ali

2 Şubat 1894 tarihinde İstanbul'da doğan Safiye Ali, küçük yaşta babasını kaybeden dört kız kardeşten en küçük olanı. Annesiyle beraber dedesinin evine yerleşen Ali, dolu dolu bir öğrencilik dönemi geçirir. O öğrenciyken gerçekleşen Balkan Harbi'nden çok etkilenir ve Amerikan Koleji'nde öğrenci olduğu yıllarda doktor olmayı kafasına koyar. Ancak o dönem kız çocukların tıp fakültesine kabul edilmediği bir dönemdir. 1916 yılında kolejden mezun olur ve kazandığı devlet bursu ile Almanya'da yer alan Würzburg Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaydolur. O dönem Amerikan Kız Koleji de bir tıp okulu açma gayretindedir ancak Safiye Ali'nin bunu bekleyecek zamanı yoktur. Çünkü, o çok heyecanlı ve yerinde durdurulamaz bir genç kadındır. O bir an evvel eğitimini tamamlamalı ve öğrendiği, araştırdığı bilim yoluyla insanlarla buluşmalıdır!

Almanya'daki öğrencilik yıllarını çok yoğun değerlendirir Safiye Ali. Tatil günlerinde dahi Almanya'daki doktorların muayenehanelerinde onlara yardım ederek pratik yapar; bunun yanı sıra boş zamanlarında felsefe ve tarih dersleri alır. Doktor unvanı almak için girdiği sınavda bir kaç kız çocuktan biridir. Ancak onun amacı sınavdan geçer not almak değil; ona 'yapamazsın' diyenlere inat birinci olmaktır! Amerikan Koleji mezunu olması sebebiyle zorluk çıkaran Bavyera Milli Eğitim Bakanlığı, sınavda aldığı birincilik derecesi karşılığı Safiye Ali'ye doktor namzeti unvanını verir. I. Dünya Savaşı'nın zor şartları altında eğitimini tamamlayamamaktan oldukça korkan Safiye Ali "bebeklerde iç pakimenenjit kanaması" hakkındaki tezi ile diplomasını teslim alır. Doktor olur ve İstanbul'a geri döner. Altı hafta sonra kadın ve çocuk hastalıkları ihtisası yapmak üzere tekrar Almanya'ya gider.

Hep İstanbul'a dönmek ve Türkiye'de kadın bir doktor unvanı almak için mücadele eden Safiye Ali, Haziran 1923'te Türkiye'nin ilk kadın doktoru olarak atamasını alır. İstanbu'un Cağaloğlu semtinde ilk muayenehanesini açar. O dönem diğer doktorların yaptığı gibi gazete ilanıyla adını duyurmaya çalışır:

"Dr. Safiye Ali Hanım, kadın ve çocuk hastalarını Cuma ve Pazar'dan maada her gün ve öğleden sonra İstanbul'da Nuruosmaniye Caddesi'nde 52 numaralı muayenehanesinde kabul eder. İstanbul 2866."

İlk zamanlar hastası yoktur genç kadın doktorun. Pek çok insan kadın olduğu için doktorluğuna itimat etmiyordu o dönem ve kadın olduğu için düşük vizite ücreti ödemek istiyorlardı. Doktorlar camiasında da ne yazık ki desteği yoktu Ali'nin. Düşük vizite ücreti ödemek isteyenlere cevap olarak, eğer maddi imkânsızlığı var ise ücret almayacağını, aksi takdirde diğer erkek meslektaşlarıyla aynı ücreti talep ettiğini söylüyordu. Safiye Ali aslında o dönemde 'eşit işe eşit ücret' mücadelesi veriyordu.

Safiye Ali sadece bir klinik doktoru olmadı. Hedefleri bunun çok üstündeydi. Amerikan Koleji bünyesinde açılan ilk kız tıp okulunda jinekoloji ve obstetrik dersleri vererek genç kadınlara tıp eğitimi veren ilk kadın öğretim üyesi olarak da tarihe geçti.

Safiye Ali, üç büyük uluslararası kongrede Türkiye'yi temsil eder. Londra Kadın Doktorlar Kongresi'nde ülkesindeki tek kadın doktor olduğu eleştirisine karşılık, "Ben burada hâlihazırdaki kadın doktorları değil, yakın bir vadede yetişecek olan kadın doktorları temsil ediyorum" demiştir. İstanbul'da açılan ebe mektebinin 75 yıl önce açıldığını ve İngiltere'de verilen altı aylık eğitimin aksine ülkesinde eğitimin iki yıl olduğunu, dolayısıyla hem teorik, hem pratik olarak daha üstün olduğunu vurgular.

Mesleğini icra ederken özellikle erkek meslektaşları tarafından defalarca taciz edilen ve hakkında yapılan asılsız iddialar ile yıldırılmaya çalışılan Safiye Ali, göğsünde bir kitle olduğunu anladığı güne kadar mücadelesini azimle sürdürür. Kanser teşhisi sonrası Almanya'ya yerleşir. II. Dünya Savaşı yıllarında hastalığına rağmen orada da hizmetlerine devam eder. 58 yıllık başarılarla dolu hayatı sonrasında Ali, Dortmund'da aramızdan ayrılır.